| TTB'YE VE TABİP ODALARINA ÇAĞRI |
Hekim kitlesi geçmişten bugüne bölünmüş ,güç birliği oluşturamamış gerek hükümetler gerekse güncel siyasetler tarafından etkilenerek bu yapıları kendi içerisine taşımış, bu nedenle birleşememiş konumdadır.
Sorunlarımızın Sağlıkta Dönüşüm uygulamaları ile keskinleştiği bu dönemde hekimlik alanında birliğe her şey den çok ihtiyaç vardır.Kendi çıkarlarını hekimlikten üstün görmeyen tüm gruplar ve hekimler düşünmeye ve birlikteliğin koşullarını aramaya çalışmalı , sorunlar temelinde hekim birlikteliği mutlaka sağlanmalıdır. 1-TTB Siyasi partilerden bağımsız ,hükümetlerden güdümsüz olmalıdır.
Öncelikle hekimlik ve hekimler için ! Diyarbakır Tabip Odası ile Antalya Tabip Odasını,Trabzon Tabip Odası ile Kırklareli'ni birleştirecek ortak payda Anayasa değişikliği ,Demokratik açılım olamaz. Birleşilecek payda Tam Gün aldatmacasına ,kamu hastane birlikleri tasarılarına karşı hekimlerin haklarını savunmak olabilir.O halde haklarımız için : 3-Pazarlık gücü olan TTB Güçlü TTB 4- TTB Doğru eylem çizgisi izlemelidir. Hekimle beraber,hekimin yanındayız! 4-Ülkemizin sorunları konusunda ihtiyaç olduğunda TTB Bağımsız ve halktan yana tavır koymalıdır. Cumhuriyetimizin ilkeleri kuruluşunda Lozan Antlaşması ile konulmuştur.Bu değişmez ilkelerden taviz veren herhangi bir girişimi TTB reddetmelidir. Dört nala gelip uzak Asya'dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket hepimizin! Adaylarımızın 59.Kongre Bildirisi TTB seçimleri emperyalist projeler açısından Türkiye’de çok önemli siyasi ve yapısal değişikliklerin gerçekleştiği bir ortamda yapılmaktadır. Türkiye’nin hepsi bir biri ile ilişkili sorunlarının bu seçimlerde bizim açımızdan önemli olan iki tanesi sağlıkta dönüşüm ve Kürt sorunu veya bu sorunun çözümlenme sorunudur. TTB yönetimi geçmiş dönemlerde bu konularda olumsuz veya yetersiz bir tavır sergilemiştir. Önümüzdeki dönemde TTB’nin her iki konuda tutarlı bir anti-emperyalist siyaset izlemesi Türkiye’nin geleceği açısından çok önemlidir. Hekimlerimizin ve ulusumuzun en geniş birliğini sağlamak, mesleğimizi ve ülkemizi savunmak temel hedefimizdir. Bu konuda, birleştirici olduğuna inandığımız Temel İlkelerimiz iki ana başlık altında toplanmaktadır. 1. Atatürk ilkeleri temelinde, vatanımızın bütünlüğünü , ulusumuzun birliğini ve cumhuriyetimizin temel değerlerini tavizsiz olarak savunuyoruz 2. Ayrımsız olarak, tüm hekimlerin mesleki hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunuyoruz. Mesleki alanımıza hiçbir olumlu katkı getirmeyen, aksine, bir çöküşe yol açan ”Sağlıkta Dönüşüm Projesi” ne temelden karşıyız. Kürt sorunu: Eskiden Osmanlı imparatorluğunun parçalanması demek olan Şark sorununun günümüzde bir devamıdır. Bu sorun günümüzde küreselleşme olarak ifade edilen ve orta doğuda ulus devletlerin parçalanarak siyasi ve ekonomik bağımsızlığı bulunmayan küçük şehir devletlerine bölünmesi demek olan Büyük Orta Doğu projesinin bir parçasıdır. Diğer parçaları AB’ye katılım projesi, Ermeni sorunu, Kıbrıs, sorunu, Ege sorunu, Alevi sorunu ve her gün artan diğer sorunlardır. Emperyalizm açısından Kürt sorununun çözümü Türkiye sınırları içinde ABD kontrolünde önce federal ve daha sonra Kuzey Iraktaki Amerikan kontrolündeki sözde Kürt devleti ile birleşecek bir Kürdistan kurulması demektir. Böyle bir devletin kurulması her şeyden önce etnik olarak Kürt olan vatandaşlarımızın vatanını kaybetmesi demektir. Bu devlette sıkışıp kalacak olan vatandaşlarımız kendi ülkelerini ancak bir turist olarak ziyaret edebilecek ve emperyalist projeler için savaştırılacaktır. “Açılım politikasının amacı, Türkiye’deki çözülme ve dağılmayı hızlandırmak, etnik kutuplaşmayı derinleştirmek, etnik çatışma tehdidini canlı tutmak ve Türkiye’yi ABD planlarına tam teslim etmektir Türkiye’nin sorunu emperyalist proje ve anlaşmaların yırtılarak yeniden bağımsız Türkiye’nin kurulmasıdır. Sağlıkta Dönüşüm: Neticede Türkiye’nin parçalanma projesinin bir parçası olan bir özelleştirme ve sömürgeleştirme projesidir. Bu proje ile sağlık sistemi tamamen uluslar arası tıp kartelinin ticari çıkarlarına göre yeniden düzenlenmiştir. Sağlık hizmeti adı altında sınırsız ve kontrolsüz bir şekilde kartelin ürünleri pazarlanmaktadır. Tıp kartelinin kesesine akıtılan paraların arttırılması demek olan “sağlık harcamalarının arttırılması” hedefi bu şuursuz sağlık sömürüsünün esas amacıdır. Sağlık harcamalarının artması ile halk kazancının her gün artan bir kısmını kartelin kasasına akıtırken, diğer yandan sağlığını ve üretkenliğini kaybetmektedir. Bu proje aynı zamanda Türk halkının sağlığını bozma ve hastalıklı bir toplum yaratma projesidir. Bu projeye karşı halkı da içine alacak şekilde tutarlı ve kararlı bir muhalefet geliştirilememiştir. Diğer siyasi partilerin de sağlıkta dönüşümde AKP projesini desteklemesi, siyasi olarak farklı partilerde bulunan kişilerin de bu proje konusunda sessiz kalmasına ve tepki göstermemesine neden olmuştur. Şimdiye kadar hiçbir siyasi hareket, sendika ve kitle örgütü projenin yukarıda açıklanan emperyalist özüne karşı çıkmamıştır. Muhalefet bazı uygulamalarla sınırlı kalmıştır. Proje hekimler için de iş güvencesinin kaybolması, gelirlerin azalması, daha fazla çalışma demektir. Bunlardan daha da kötü olan şey hekimlerin sadece kartelin kasasına akan paraları artması demek olan kirli sağlık ticaretinin sıradan bir işçisi olarak kullandırılması ve hekimlere bu görevin verilmesidir. Türk hekimleri Emperyalist tıp kartelinin bu kara gömleğini giymemelidir. Hekim hakları için mücadele, “Sağlıkta Dönüşüm”, “Açılım”, “özelleştirmeler” gibi projelerin doğası gereği, Cumhuriyet değerlerini savunmadan başarılı olamaz. Hekim haklarına ve ulusal birliğe sahip çıkan, bölen değil birleştiren, yeni bir Türk Tabipler Birliği istiyoruz. Hekim Arkadaş, Eğer bütün bu kaygılar seninde zihnini kurcalıyorsa, gel bize katıl! Mesleğimize ve ülkemize sahip çıkalım.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









Hekim kitlesi geçmişten bugüne bölünmüş ,güç birliği oluşturamamış gerek hükümetler gerekse güncel siyasetler tarafından etkilenerek bu yapıları kendi içerisine taşımış, bu nedenle birleşememiş konumdadır.




