26 Ekim Hasta Hakları Günü


Yaşam hakkı ve sağlık hakkı her bir yurttaşın anayasada belirtilmiş, sosyal devletin güvencesinde olan haklarıdır.

Sağlık hizmetlerinde yaşadığınız çeşitli aksaklık ve eksiklikler; sağlık hizmetini planlayan, hastalar için yeterli teşhis ve tedavi ortamları yaratmayan, nitelikli sağlık hizmeti için çabalamayan, politikaların sonucudur.

Son 15 yılda uygulamaya konulan Sağlıkta dönüşüm politikasıyla; sağlık hizmeti sunumu devletin görevleri arasından çıkmış, ‘’Sağlık hak’tır ve ücretsiz olmalıdır’’ın yerine,’ ’paran kadar sağlık’’ anlayışı almış, sağlığın piyasalaştırılması, hastanın müşteri, hekimin tüccar, hastanelerin işletme-ticarethane gibi görülmesine neden olmuştur. Tüm bunlara politikacıların oy uğruna söylevleri kışkırtılmış sağlık talebi de eklenince, hasta ve hekimi karşı karşıya getiren olumsuz durumlar, sağlıkta şiddet ve ölümlere neden olmuştur.

Oysa geçmişten beri savunduğumuz İYİ HEKİMLİK değerleri, nitelikli, güvenilir, hastalara yeterli zamanın ayrıldığı sağlık altyapısının ülkenin ve hasta ihtiyaçlarına göre düzenlendiği bir sağlık ortamını kapsar. Hasta ile hekim ,talep ve beklentiler açısından birbirinin rakibi değil, İYİ SAĞLIK hizmetinin EŞİT iki tarafıdır. Nitelikli sağlık hizmeti, hem hekim ve sağlık çalışanlarının hem de hastaların ortak talebidir. Bu bağlamda Hasta hakları; ’’hasta eşittir müşteri'' veya'' tüketici hakkı’’ düzeyine indirgenmeden, YAŞAMA hakkı, İNSAN hakkı ve SAĞLIK hakkı ortak değerleri gözetilerek çağdaş kriterlere göre uygulanırsa anlam ve değer kazanır..

Antalya Tabip Odası
Yönetim Kurulu


Yazdır   e-Posta