0242 237 50 75

Yazın artan cilt hastalıklarına dikkat

Yazın artan cilt hastalıklarına dikkat

Antalya Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Çiler Akın Akdeniz yaz mevsimini yaşadığımız şu günlerde sıcak, terleme, güneş ışınlarına fazla maruz kalma gibi etkenlerin cilt hastalıklarında artışa neden olacağı uyarısında bulundu.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Çiler Akın Akdeniz, uzun süre güneş ışıklarına maruziyetin yanık, kırışıklık, çil, kılcal damar genişlemesi ve deri kanserine neden olabileceğine dikkat çekti

Güneş ışınlarının bazı hastalıkların alevlenmesine ve allerjik reaksiyonlarına da yol açabileceğini belirten Dr. Çiler Akın Akdeniz, Covid 19 pandemisi nedeniyle ayrıca maske de kullandığımız şu sıcak günlerde özellikle yüzde görülen cilt hastalıklarının artacağını söyledi.

Oluşabilecek sağlık risklerine dikkat çeken Dr. Çiler Akın Akdeniz en etkili yolun korunma yöntemlerine uymak olduğunu vurguladı.

Güneşin parlak olduğu 10-16 saatleri arasında zorunlu olmadıkça güneşe çıkılmaması gerektiğinin altını çizen Dr. Çiler Akın Akdeniz, güneş altında kalındığı sürece şapka, güneş gözlüğü, şemsiye ve güneşten koruyucu krem ve losyonlar kullanılmasının gerektiğine vurgu yaptı.

YAZ MEVSİMİ VE DERİ HASTALIKLARI

Güneş, görünen ve görünmeyen ışınlar saçar. Görünmeyen ışınlar ultraviyole (UV) olarak bilinir. Ultraviyole ışınlarının bir çok hastalıkta tedavi edici özelliği olduğu bilinmekle beraber fazla ve uzun süreli maruziyeti yanık, kırışıklık, çil, kılcal damar genişlemesine ve deri kanserine neden olur. Bazı hastalıkların alevlenmesine ve allerjik reaksiyonlarına da yol açabilmektedir.

UV ışınları; yaz aylarında, yüksek rakımlı yerlerde ve ekvatora yakın bölgelerde daha yoğundur. Ancak kışın bulutlu havada bile UV ışını yeryüzüne ulaşır ve deride hasara yol açar. Özellikle karlı ve rüzgarlı yerlerde bu hasar daha hızlı ve yoğun olabilir.

Güneş yanığı: Güneş maruziyeti sonrası deride kızarıklık meydana gelir ve bu kızarıklık 24 saatte maksimum seviyede olur. Güneş sonrası deride kızarıklık, gerginlik, şişlik ve su toplamalarının olması durumunda güneş yanığından söz edilir. Bu durumda mutlaka dermatologlardan yardım almak gerekir. Ateş, mide bulantısı, halsizliğin eşlik ettiği güneş çarpması durumunda daha ciddi tıbbi müdahaleler gerekebilir. Yanık oluşma riski güneş ışınlarının en güçlü olduğu 10.00- 16.00 saatlerinde, yaz aylarında en fazladır. Fakat bulutlu günlerde de güneş yanığı oluşabilir. Bu nedenle güneşten korunma kış aylarında da önemlidir. Kar, güneş ışınlarını yansıtır ve güneş yanıklarına sebep olabilir. Yüksek rakımlı yerlerde güneş ışınlarını bloke eden atmosfer daha incedir. Bu nedenle dağ sporları yaparken de dikkatli olmak gerekir.

Yaşlanma ve deri kanserleri: UV; ciltte kırışıklık, lekeler ve sert-kaba bir cilt görünümüne yol açarak biyoloijk yaşlanma sürecini hızlandırır. Bu nedenle açık havada çalışan veya güneşten koruyucu kullanmayan insanlar, kendi yaşlarından daha yaşlı görünürler. UV; üzeri pullu ve kabuklu deri değişikliklerine (aktinik keratoz) yol açarak cilt kanserine davetiye çıkarır. Bu deri değişiklikleri doğumumuzdan itibaren aldığımız güneş ışını miktarına bağlı olarak yıllar sonra ortaya çıkar. Cilt kanserine yol açacak güneş ışığı miktarının büyük kısmı 18-20 yaşlarına kadar alınmış olur. Bu nedenle bebeklikten itibaren başlayan ve yaşam boyu süren güneşten korunma çok önemlidir. Cilt kanserlerinin büyük kısmı güneş gören deri alanlarında ortaya çıkar. Cilt kanserleri çok değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Kırmızı-pembe şeffaf, leke şeklinde olabildiği gibi, kanamalı kabuklu iyileşmeyen yara ve kabartı şeklinde de olabilir. Temel olarak deri kanserleri 3 farklı tipte olur. Bazal hücreli kanserler kolay tedavi edilir ve genellikle yayılım yapmazlar. Yassı hücreli kanserler erken yakalanırsa kolay tedavi edilirler. Geç yakalanırsa yayılım yaparak ölüme neden olabilir. Melanom en tehlikeli ve öldürücü olan cilt kanseri tipidir. Güneş gören ve görmeyen tüm cilt alanlarında görülebilir. Klasik olarak kahverengi-siyah düzensiz leke/kabartı şeklinde bazen de kırmızı mavi leke/kabartı şeklinde olabilir. Melanomlar daha nadir olarak mevcut bir ben üzerinden gelişir. Bu durumda önceden var olan bir bende ani renk ve şekil değişiklikleri ile dikkat çeker. Melanom çok hızlı yayılım yaparak ölüme neden olur. Erken tanı melanomlarda çok önemlidir. Bu nedenle herkesin yılda 1 kez dermatologlar tarafından ben muayenesi yapılması, riskli benlerin ve lekelerin saptanarak alınması veya daha yakın aralıklarla takip edilmesi önerilmektedir. Günümüzde kanser taraması ve ben takibini kolaylaştırıcı dermatoskopi denilen cihazlar da kullanılmaktadır.

Hastalıklar ve Allerjik Reaksiyonlar: UV ışınları ile tetiklenen, bu nedenle ilkbahar ve yaz aylarında alevlenme gösteren bazı hastalıklar da vardır. Lupus eritematozus, rosacea gibi hastalıklarda güneş gören deri alanlarında özellikle de yüz bölgesinde kızarıklık, kabartılar, sivilcelenme ve sertlikler olabilir. UV ile tetiklenen, güneş gören deri alanlarında daha sıklıkla görülen, ancak bazen normal deri alanlarına da sıçrayabilen alerjik reaksiyonlar da olur. Bu tür alerjik hastalıklarda kızarıklık ve kabartıların yanında su kabarcıkları ve kaşıntı da olabilmektedir. Güneşle kısa süreli temastan sonra ortaya çıkarlar. Kozmetik ürünler, parfüm, bitki, deriye uygulanan ilaç ve hatta güneşten koruyucu kremler de güneşle temas sonrası allerjik reaksiyona neden olabilirler. Doğum kontrol hapları, antibiyotikler, tansiyon ilaçları ve bazı depresyon ilaçları ışığa olan duyarlılığı artırarak çeşitli reaksiyonlara neden olabilir. Bu gibi durumlarda mutlaka bir dermatologdan yardım almak gereklidir.

UV bağışıklık sistemini baskılama özelliğine sahiptir. Bu nedenle özellikle güneşin yeni parlamaya başladığı ilkbahar mevsiminde özellikle yüz bölgesinde uçuk enfeksiyonlarında da artış olur.

Yaz mevsiminde güneş ve UV ile bağlantılı olmamakla beraber bazı dermatolojik hastalıklarda da artış görülür. Ter bezlerinin tıkanması sonucu ortaya çıkan, özellikle bebeklerde daha sıkıntı yaratan isilik; yaz aylarında terlemenin artması ile beraber artış gösterir. Kızarıklık ve kaşıntı nedeniyle rahatsız edici olabilir. Terlemenin azaltılması, sık ılık duş, hafif ve pamuklu kıyafetler giyilmesi ile kendiliğinden geriler. Gerilememesi, şiddetli ve yaygın olması durumunda bir dermatoloji uzmanından yardım almak gerekir.

Açık hava aktivitelerinin artması ve havaların ısınmasıyla sinek ve böcek ısırması ve sokması olaylarında yaz aylarında artış olmaktadır. Isırık alanında hafif kızarıklık ve şişlik olabildiği gibi iltihaplı akıntılı yaralar ve abseler; bazen yaygın ve şiddetli allerjik reaksiyonlar da görülebilmektedir.

Terleme, havuz, deniz nedeniyle nem oranının artmasıyla beraber yaz aylarında mantar enfeksiyonlarında artış olabilmektedir. Ayaklarda ve parmak aralarında kaşıntılı pullanma ve soyulmalar, vücutta; özellikle gövde üst kısmı, omuzlar ve kollarda beyaz kahverengi lekeler ve kızartılar şeklinde görülebilmektedir. Mantar hastalıkları bulaşıcı olabildiğinden havlu, mayo, terlik gibi kişisel eşyalar ortak kullanılmamalı, nemli ortamlardan ve aşırı terlemeden kaçınılmalıdır. Mantar hastalığı şüphesi durumunda tıbbi yardım alınmalıdır.

Hastalıkların tedavisinde en etkili yol korunma yöntemlerine uymaktır. Korunmak için;
• Güneşin parlak olduğu 10-16 saatleri arasında güneşe çıkılmaması
• Şapka, güneş gözlüğü, şemsiye ve güneşten koruyucu krem ve losyonlar kullanılması
• Korunma yöntemlerinin yaz-kış uygulanması
• Bebeklerin direk güneş ışına maruz bırakılmaması
• Yaz aylarında en az 30 faktörlü hem UVA hem de UVB’ye karşı koruması olan güneş koruyucular kullanılması
• Ben kontrolü ve cilt kanseri taraması için belli aralıklarla dermatoloji uzmanına muayene olunması
• Ortak kişisel eşya kullanılmaması ve hijyene dikkat edilmesi
• Terlemenin azaltılması, sık duş alınması ve bol su tüketilmesi
• Gerektiği koşullarda mutlaka tıbbi yardım alınması

Dr. Çiler Akın Akdeniz
Antalya Tabip Odası
Yönetim Kurulu Üyesi