0242 237 50 75

ARTIK YETER !

DSCF6026

Değerli Meslektaşlarımız;

Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Acil Servisinde görevli bir meslektaşımızın 05 Kasım 2023 günü nöbette, hasta yakını tarafından ciddi şekilde darp edilmesini protesto etmek amacıyla bugün (07 Kasım 2023) basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasına sağlık alanındaki diğer örgütler ve Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri de katıldı.

Antalya Tabip Odası adına basın açıklamasını Oda Başkanı Prof. Dr. Taha Karaman okudu. Basın açıklamasına geçmeden önce şimdiye kadar sağlıkta yaşanan şiddet nedeniyle kaybettiğimiz sağlık çalışanları için saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşu sonrası basın açıklamasında Dr. Karaman “TTB ve tabip odaları olarak Sağlıkta artan şiddetin de, toplumda körüklenen şiddet dilinin de karşısındayız ve sağlıkta şiddetle etkin mücadele çağrımızı yineliyoruz. Birileri bizim sesimizi duymadığı gibi, duyulmasını engellemek için elinden geleni yapıyor ama dün olduğu gibi yarın da daha da güçlü bir şekilde “emek bizim, söz bizim” demeye devam edeceğiz. Asla yaşamımıza kasteden bu çalışma koşullarına boyun eğmeyeceğiz, emeğimizin sömürülmesine, geleceğimizin karartılmasına izin vermeyeceğiz.” dedi.

TTB adına MK Üyesi Prof. Dr. Nursel Şahin de söz alarak sağlıkta şiddetin sağlığı piyasalaştıran Sağlıkta Dönüşüm Programı ile ortaya konan politikalar nedeniyle arttığına dikkati çekti.

Basın açıklamasında SES, Genel Sağlık İş, Hekim Birliği ve Hekim Sen sendikaları adına da açıklamalar okundu. Ayrıca Akdeniz Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sema Akman da bir konuşma yaparak duygularını ifade etti.

Antalya Tabip Odası

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ.

Basın açıklamasının tam metni:

ARTIK YETER !

Sağlıktaki şiddet olayının sorumlusu sağlık sistemidir. Sağlık hizmetini ticaret metaı olarak gören zihniyetin eseridir. Sağlık hizmeti deyince tüm sağlık sistemini düşünüyoruz.

Sadece hasta tedavisi müşteri ilişkisi değil kamusal sağlık hizmetlerinden uzaklaştırılarak konu sadece hasta muayene etmeye indirgenemez.

Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; 3-5 dakikaya sığdırılmaya çalışılan muayenelerle verilemeyen sağlık hizmeti, yok sayılan sağlık hakkı, iyileşemeyen hastalıklar, bulunamayan ilaçlar, yapılamayan ameliyatlar, mesleki özerkliğe yönelik müdahaleler, hekimlerin/sağlık emekçilerinin tükenmişliği ve son zamanlarda iyice derinleşen ekonomik zorluklar, toplumun sağlığını bozdu. Toplumda artarak süregelen şiddet iklimi, sağlığımızı bozan, bizi yok sayan, tüketen, değersizleştiren sağlık politikaları, hem bizi hem de halkı geçinememeye sürükleyen ekonomik buhranla birleşince; sağlığın fiziksel, zihinsel, toplumsal bütün bileşenleri de zarar görerek sağlık alanlarında şiddete de zemin oluşturdu. Aynı zamanda ülkeyi yönetenlere kadar uzanan nefret ve şiddet dili de sağlıkta şiddeti körükledi.

Sağlık Bakanına yeniden sormak istiyoruz. Artık canımıza da kasteden bu sorunlarımıza karşı halen sadece tweet atmakla mı yetineceksiniz? Hekimlerin, sağlık emekçilerinin yaşadıkları sorunlar için tek yapabileceğiniz bu mu? Her ay sayısı katlanarak artan yüzlerce hekim bu kötü koşullar ve gelecek kaygısıyla ülkesini terk ediyor. Neredeyse hepimiz, çalışma yükümüzün yanında bu sağlık sisteminde ruhsal anlamda zorluklarla da karşılaşıyoruz. Daha geçen hafta üç meslektaşımız intihar etti. Yüzlerce sağlık emekçisi her gün şiddet görüyor. Tüm hekimler/sağlık emekçileri geçim derdi ile boğuşuyor. Günde en az 100 sözel ve fiziksel şiddetle karşılaştığımız, hekimlerin %84’ünün en az bir kere şiddete maruz kaldığı çalışma koşullarındayız.

TTB ve tabip odaları olarak Sağlıkta artan şiddetin de, toplumda körüklenen şiddet dilinin de karşısındayız ve sağlıkta şiddetle etkin mücadele çağrımızı yineliyoruz. Birileri bizim sesimizi duymadığı gibi, duyulmasını engellemek için elinden geleni yapıyor ama dün olduğu gibi yarın da daha da güçlü bir şekilde “emek bizim, söz bizim” demeye devam edeceğiz. Asla yaşamımıza kasteden bu çalışma koşullarına boyun eğmeyeceğiz, emeğimizin sömürülmesine, geleceğimizin karartılmasına izin vermeyeceğiz.

Sağlıkta yaşadığınız sorunların sorumlusu ne hekimler ne de sağlık çalışanlarıdır. Randevu bulamamanızın, 5 dakikada muayeneye mecbur bırakılmanızın, eczanelerde kalem kalem ödeme yapmanızın, hastanelere ulaşamamanızın ve diğer bütün sorunlarınızın sorumlusu bu sağlık sistemidir. Gelin bu sistemi hep birlikte değiştirelim.

Meslektaşlarımıza çağrımızdır;

Ne yaşamlarımızdan, ne de mesleğimizden vazgeçmiyoruz. Bu eylem sürecinde etkili sağlıkta şiddet yasası, güvenli çalışma alanları taleplerimizi yükseltelim.

Yaşamı ve yaşatmayı kendine şiar edinmiş bir mesleğin mensupları olarak sağlıkta şiddete karşı her yönüyle mücadelemiz devam edecek: YAŞAMAK ve YAŞATMAK İSTİYORUZ!

ANTALYA TABİP ODASI