0242 237 50 75

Asistan Hekimler “Eşit İşe Eşit Ücret” İstiyor

Asistan Hekimler “Eşit İşe Eşit Ücret” İstiyor

Asistan hekimler, Sağlık Bakanlığı Yeni Ek Ödeme Yönetmeliği’nin üniversite hastanelerinde çalışan asistan hekimleri kapsamaması ve asistanlar arasındaki gelir eşitsizliğinin giderilmesi için 15 Eylül 2022 günü birçok ilde olduğu gibi Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde de eylemdeydi.

Antalya Tabip Odası’nın da (ATO) destek verdiği eylem H Blok Asistan Cafe önünde başladı. Dün gece Esenyurt Devlet Hastanesi’nde görevi başında katledilen sağlık emekçisi  Tuğrul Okudan için yapılan saygı duruşunun ardından yapılan konuşmalarda  haksızlıkların, eşitsizliklerin giderilmesi için mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgusu yapıldı.

Sağlıkta Şiddet Sona Ersin

Sık sık “Oyalama Değil Çözüm İstiyoruz, Eşit İşe Eşit Ücret, Asistan Hekim Köle Değildir” sloganlarının atıldığı eylemde  Antalya Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Metehan Akbulut  “Bugün asıl olarak Asistan hekimler olarak, Sağlık Bakanlığı Yeni Ek Ödeme Yönetmeliği’nin üniversite hastanelerinde çalışan asistan hekimleri kapsamaması ve asistanlar arasındaki gelir eşitsizliğinin giderilmesi için ülkenin dört bir yanında üniversite hastanelerinde eylemde olacaktık.  Ancak dün akşam aldığımız acı bir haberle yeniden sarsıldık. Esenyurt Devlet Hastanesi’nde görevi başında bir sağlık emekçisi Tuğrul Okudan katledildi. Yapılan saldırıyı  nefretle kınıyor, ailesine ve tüm sağlık emekçilerine başsağlığı diliyoruz.  Dün Esenyurt Devlet Hastanesindeki vahşice saldırı, basit münferit bir saldırı veya birkaç  kendini bilmezin hastalıklı ruh yapıları  ile açıklanamaz.  Bir kez daha altını çizmekte yarar var, yaşananlar da salt bir güvenlik sorunu değildir. AKP iktidarı sağlıkta şiddeti basite almakta, nedenlerini ve kaynağını görmezden gelmemizi istemektedir. Sağlıkta Şiddeti yıllardır AKP iktidarı tarafından uygulanan sağlıkta Dönüşüm Programı artırmaktadır” dedi.

AKP Algı Yönetimini Bıraksın

Dr. Metehan Akbulut “Ülkemizde her alanda olduğu gibi sağlık alanında da haksızlıklar, hukuksuzluklar, eşitsizlikler artarak devam etmektedir. 20 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı bu durumun birinci derecede sorumlusudur. Sanki böyle bir durum yokmuş gibi sorunlarını çözdüğünü iddia edebilmektedir.   Bunun son örneğini ilk olarak Sağlık Bakanlığı Yeni Ek Ödeme Yönetmeliğinin üniversite hastanelerinde çalışan asistan hekimleri kapsamaması meselesinde de gördük. Sanki bu yönetmeliği kendileri çıkarmamış, eşitsizliği kendileri yaratmamış gibi dün gece yaptıkları değişiklikle sorunu giderdiklerini açıkladılar. AKP iktidarına bir kez daha sesleniyoruz. Sorunları yaratan sizsiniz. Algı yönetimini bırakın” şeklinde konuştu.

FOTOĞRAFLAR İÇİN BU LİNKI TIKLAYINIZ

Asistan hekimler adına basın açıklamasını  ise Dr. Şükrü Tansuhan Çetiner okudu.

Slogan ve alkışlarla hastane içerisinden A Blok  oradan da  B Blok önüne kadar yürüyen hekimler ve sağlık emekçileri , burada da yaptıkları konuşmalarla mücadele vurgusu yaptılar. A.Ü. Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete ve  Rektör Yardımcısı   Prof. Dr. Murat Turhan ile  hastane önünde yapılan görüşmenin ardından  B Blok Mor Salonda görüşmeler sürdürüldü.


Basın açıklaması

Açıklamamıza dün katledilen İstanbul Esenyurt Devlet Hastanesi güvenlik görevlisi Tuğrul Okudan’ı anarak başlamak istiyoruz.

Bizler, Türkiye’nin dört bir yanında görev yapmakta olan asistan hekimler olarak haklarımızı savunmak için ülke çapında üniversitelerde çalışan meslektaşlarımızla birlik olduk ve bu basın açıklamasını meslek örgütümüz ve sendikalarımızla birlikte tüm ülkede tek ses olarak yapma kararı aldık.

Ağır çalışma ve eğitim şartları, can güvenliğimizin olmaması, 5 dakikada bir hasta bakma dayatmasıyla kalitesiz sağlık hizmeti verilmesi, 36 saatlik nöbetler, izinlerimizin verilmemesi, 30 gün/24 saat ücretsiz icap nöbetleri, malpraktis davalarında haksız ve orantısız rücular, normal mesainin yarısı kadar ücrete zorunlu nöbetler, adil olmayan ücret dağılımı ve emekliliğe yansıyan tek kalemde maaş verilmemesi gibi birçok özlük hakkımız ısrarla görmezden gelinmekte ve emeğimiz sömürülmektedir.

Birçok sağlık çalışanı şiddet görmüş, birçok meslektaşımız canice ve onursuzca katledilmiştir. Dün canice öldürülen güvenlik görevlisi Tuğrul Okudan’ın ölüm haberini acı bir şekilde almış bulunmaktayız. Güvende hissetmiyoruz, her geçen gün artan şiddet karşısında çaresiz hissediyoruz. Ağır çalışma yükünden dolayı 36 nöbet sonrası yorgun bitap düşüp trafik kazası geçirerek yaşamdan kopan Dr. Rümeysa Berrin Şen‘i, işini yaparken katledilen Dr. Ekrem Karakaya’yı, Dr. Ersin Arslan’ı ve şiddete uğrayan hiçbir meslektaşımızı ve sağlık çalışanı arkadaşlarımızı unutmadık, unutmayacağız.

Yaklaşık 1 yıl önce hekimler ve sağlık çalışanları olarak son can kayıplarımızla da birlikte canımıza tak etmiş, ülke çapında ayaklanmış ve sesimizi daha gür sesle dile getirmiştik.

Bu süreçte artık sesimiz kısmen de olsa duyulmaya başlanmış ve özlük haklarımızda iyileştirmeler yapılacağı sözleri verilmişti. Yayınlanan yönetmeliklerle sağlıkta şiddet katalog suçlar arasına alınmış fakat caydırıcı olmadığını şiddetin hala devam etmesinden görmüş bulunuyoruz. Nöbet mesaisi ücretleri, tüm meslek gruplarında normal mesainin üzerindeyken bizde hala yarı ücrete devam ettirilmektedir. Birçok şehirde meslektaşlarımız branşının tek doktoru olduğu için 30 gün/24 saat icap nöbeti adı altında zorla çalıştırılmakta ve emekleri sömürülerek karşılığında 5 günlük çeyrek mesai ücreti verilmekte, 25 gün ücretsiz çalıştırılmaktadır.

Ayrıca son yönetmelikle nöbet ertesi izin hakkı getirilmiştir. Bu nedenle de ücretleri kesilecek arkadaşlarımız birçok yerde kayıt dışı mesailerine devam ettirilecek ve bunun karşılığı ücret verilmeyecektir. Bu durumda bu konunun takipçisi olacak ve tüm haklarımızı kullanacağız.

12 Ağustosta emeğimizin karşılığı olarak Beyaz Reform olarak lanse edilen yönetmelik yayınlanmış, ekonomik haklarımızda kısmen iyileştirme yapılmıştır. Fakat hekimler gelir getiren ve getirmeyen olarak sınıflandırılmış, birçok gruba bölünmüş ve maaşımız tek kalemde verilmediği için emekliliğe yansımayan düzenlemeler yapılmıştır. Nitekim hali hazırda üniversitelerde görev yapan hekimler olarak bulunduğumuz iller hatta bölgelerde en zor vakalarla başetmeye, en ağır hastaları tedavi etmeye çalışmamıza rağmen de Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı olduğumuz gerekçesiyle kapsam dışı bırakılmıştı.

Bence tam 1 aydır her gün mağduriyetimizi iletmemize rağmen, 15 Eylül saat gece 5 sularında YÖK kapsamındaki üniversitelere de ek ödeme yönetmeliği çıkmıştır. Çıkan bu yönetmelik, 1 Ağustos 2022 tarihinden itibaren kapsayıcı olup, 1 aylık hak kaybı oluşturmuştur. Israrla karşı çıktığımız “gelir getirmeyen” tanımı burada da kullanılmış, ayrımcılığa devam edildiği görülmüştür. Katsayı farkı kaldırılmamış, mahsuplaşmanın kalktığı söylense de çıkan yönetmelikte mahsuplaşma kaldırılmamıştır. Bu sebeple YÖK ile SBA kadrosu arasında gelir farkı oluşacağı öngörülmektedir.

Teşvik adı altında sağlık emekçilerini yarışa sokan, aldığımız eğitim ve sunduğumuz sağlık hizmetini niteliksizleştiren bu yönetmelik, eğitimin ve nitelikli sağlık hizmetinin önemsendiği üniversitelerde gelir haksızlıklarına sebep olacak ya da niteliksizliğe yol açacaktır. Performansa dayalı teşvik sistemini reddediyoruz.

Yayınlanan yönetmeliğin tarafımıza yansımasının, taban ve teşvik ödemesinin dağılımının takipçisi olacağımızı belirtiriz.

Bunun dışında,  yabancı uyruklu asistan hekim kadrosu altında bizimle birlikte eşit koşullarda çalışan meslektaşlarımızın aylık gelirleri asgari ücretin altında kalmış, emekleri sömürülmüştür. Sayıları 1500 civarında olan yabancı uyruklu asistan hekimler, özlük haklarıyla ilgili yapılan hiçbir iyileştirmelerden faydalanamamış, görmezden gelinmişlerdir. Yeni yönetmelik kapsamına alınıp alınmadıklarını takip edecek, daha fazla görmezden gelinmelerine sessiz kalmayacağız.

Ayrıca intörn hekim arkadaşlarımız intern eğitiminin hekimlik meslek onuruna, mesleğimizin usta çırak ilişkisi ilkesine yakışmadığını düşünmekteler. İntern eğitiminin kendilerini Tıp doktoru olmaya hazırlamaktansa hastanenin tamamlayıcı ucuz iş gücü olarak görüldüklerini ve meslek hayatına dair çok ciddi kaygılar taşıdıklarını ifade ediyorlar. İntern hekimlik eğitiminde yaşanan birçok eğitim sıkıntısının yanında, bundan yaklaşık 2 ay önce verilen asgari ücret sözü de tutulmamış ve intern hekimlerin emeklerinin hastaneler tarafından sömürüsü sürdürülmeye devam etmektedir.

1 Eylül 2022 tarihinde tüm bu özlük haklarımız için tüm ülkedeki meslektaşlarımız basın açıklaması yapmış, haklarımızı istediğimizi belirtmiştik. Özlük haklarımızın verilmesine ilk somut adım olarak 15 Eylül 2022 tarihine kadar diğer sağlık kurumlarında çalışan meslektaşlarımızla ayrıştırma yapmadan eşit miktarda ücret talebimizin karşılanmasıyla başlanmasını, aksi halde 15 ve 16 Eylül tarihlerinde iş bırakacağımızı bildirmiştik.

15 Eylül 2022 tarihinde YÖK için yayınlanan yönetmelikte hak kaybına uğradığımızı, ayrıştırmalara devam edildiğini görmekteyiz.

Tüm bu nedenlerle tüm ülkede bugün ve yarın iş bırakılması kararı alınmıştır. İş bırakma kapsamına acil servis ve poliklinikleri, doğum salonu, elektif hariç ameliyatlar, COVID/Onkoloji/Hematoloji poliklinikleri ve tüm yatan hasta servis çalışanları dahil edilmemiştir.

Bundan sonraki süreçlerde de hak arayan ve talepleri yeteri kadar karşılanmayan tüm sağlık emekçisi arkadaşlarımızın mücadelesini destekliyoruz ve dayanışma içinde olacağımızı, iş barışımıza sahip çıkacağımızı belirtiyoruz.

Taleplerimiz yerine getirilmediği takdirde belirli aralıklarla iş bırakma dahil tüm hak arayışlarımıza devam edeceğimizi ve mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi bildiririz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Üniversite Asistan Hekimleri