0242 237 50 75

Çocuk cezaevlerinde yaşananlar

Çocuk cezaevlerinde yaşananlar

Antalya Barosu ziyeretimiz

 

Türk Psikiyatri Derneği’nin 02.03.2015, Antalya Barosu’nun 09.03.215 tarihinde Cezaevlerindeki çocukların yaşadığı fiziksel, cinsel istismar ve işkencelere dair yaptıkları basın açıklamaları üzerine Antalya Tabip Odası harekete geçti . Antalya Tabip Odası Yönetim Kurulu üyeleri hem hekim hem de insan olarak kayıtsız kalınamayacağı bu insanlık dışı durum için neler yapılabileceğini görüşmek üzere yönetim kurulu nezdinde Antalya Barosu’nu ziyaret etti. Baro Başkanı Avukat Alper Tuna Bacanlı ve Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Esin Kurt’un yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi alındı. Antalya Tabip Odası Yönetim Kurulu üyeleri konunun takipçisi olacaklarını belirttiler.
EK 1.
TÜRKİYE PSİKİYATRİ DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI
CEZAEVLERİNDEKİ ÇOCUKLARIN YAŞADIĞI FİZİKSEL, CİNSEL İSTİSMAR VE İŞKENCE DERHAL DURDURULMALIDIR!
02.03.2015
Son on gün içerisinde Van, Şakran, Muğla, Maltepe ve Antalya çocuk cezaevlerinde “çocukların polislerin şiddetine ve ahlak dışı davranışlarına maruz kaldığı, zayıf çocukların büyüklerce cinsel istismara uğradığı, bu suçlardan ötürü cezaevine düşenlerin içeride de küçüklere tecavüz ettikleri ve bunu topluca yaptıkları, metal çay kaşığını dörde bölerek yuttukları, çocukların vücutlarında sigara söndürüldüğü, paspas sopası ile dövüldükleri, yaşları daha büyük çocukların, küçük çocuklara cinsel tacizde bulundukları, ayaklarına gazete bağlanıp ateşe verildiği” şeklinde iddialar basında yer almıştır. Yine o cezaevlerinde görevli infaz koruma memurlarının, yukarıda iddia edilen eylemler yapıldığında ve kendilerine bildirildiğinde çocukları, ya hamam denen karanlık soğuk odaya, ya da tuvalet olarak da kullanılan, bir deliği olan karanlık bir hücreye atıkları, günlerce orada hücrede tuttukları, yemeklerin hücredeki mazgallardan, yarısı kesilmiş plastik su şişesi içinde verildiği, tuvaletlerini, hücre gibi yerlerdeki o tek deliğe yapmak durumunda bırakıldıklarını, bir çocuğun infaz koruma memurlarının gözü önünde başka çocuklarca öldüresiye dövüldüğü ve bir ay yoğun bakımda kaldıktan sonra öldüğü, bir çocuğun polis tarafından göz altına alındığında dövüldüğü, tehdit edildiği ve cinsel tacize maruz kaldığı haberleri de basında yer almıştır. 2012 yılında güvenlik güçlerine taş attıkları gerekçesiyle Pozantı Çocuk Cezaevine gönderilen dört çocuğa taciz ve tecavüz etmekle yargılanan 20 cezaevi görevlisi ve devlet memuru hakkında takipsizlik kararı verildiği, davacı olan dört çocuk ise “devlet malına zarar vermek” iddiasıyla davalı duruma düşürülerek, haklarında müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldığı öğrenilmiştir.

Fiziksel ve cinsel istismara uğrayan çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, dissosiasyon, anksiyete bozuklukları başta olmak üzere davranış problemleri, kişiler arası ilişkilerde bozulma, cinsel içerikli davranışlar madde bağımlılığı, intihar düşüncesi veya davranışı, kişilik bozuklukları, yeme bozuklukları gelişebilmektedir. Yine yakın zamandaki bilimsel çalışmalarda çocuğun ruhsal etkilenmesini önleyen en önemli faktör olarak çocuğun ruhsal sorunları nedeniyle tedavi alması ile birlikte, çocuğun travmatik deneyim sonrasındaki “sosyal destek sistemlerinin güçlü” olması şeklinde tanımlanmıştır. Yani bu çocuklara psikiyatrik destek almaları yanı sıra, özellikle aile, arkadaş, bulundukları ortamda çocuğu korumakla görevli kişilerin sağlayacağı sosyal desteğe önem verilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır. Çocuk cezaevlerindeki çocukları korumakla görevli olan devletin ve devlet görevlisi olan infaz koruma memurlarının, çocuğu korumayan aksine istismar eden ve istismar ortamı yaratan tutumları ve yargılama sürecinde karşılaştıkları adaletsizlik çocuğun “dünyanın güvenli bir yer olduğu duygusu ve adalet duygusunda” zedelenme yaşamalarına neden olacak ve var olan ruhsal etkilenmeyi şiddetlendirecektir.

Yukarıda ayrıntıları verilen çocuklara yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen eylemler son on gün içerisinde basında yer alan Van, Şakran, Muğla, Maltepe ve Antalya cezaevinde çocuklara yönelik yaygın, sistematik ve süreğen bir şekilde uygulanan fiziksel, cinsel istismarı da içeren işkence yöntemleri olduğu görülmektedir. Çocuklara yönelik uygulanan her türlü kötü muamele, şiddet ve tecavüz çocukların ruh sağlığında geri dönüşümsüz etkilenmelere neden olacaktır. Çocukların kaçamayacakları bir durumda tekrar tekrar travmaya maruz kalmaları ve sürekli olarak bu travmaya maruz kalma olasılığının olduğunu bilerek yaşamlarını sürdürmeleri, kendilerine yapılan bu eylemlerin cezasız kalacağı düşünceleri, çocukluk dönemlerinde ruh sağlıklarını geri dönüşümsüz olumsuz etkileyeceği gibi yetişkin yaşamlarında da çok ciddi ruhsal sorunlar ve hastalıklar yaşamalarına neden olacaktır.

Türkiye genelinde çocukların cezaevlerine yerleştirilmelerinin temel nedeninin cezalandırma değil rehabilitasyon olduğunu kabul eden çağdaş hukuki yaklaşımdan çok uzakta olan cezaevi koşullarının düzeltilmesi için hızla çaba harcanmalıdır. Tüm çocuk cezaevi koşullarının iyileştirilmesi, çocuk cezaevinde bulunan çocukların yaşadığı, baskı, fiziksel, cinsel istismar ve işkencenin derhal durdurulması, uygulayıcıların, bunu görmezden gelenlerin, önlem almayanların cezalandırılması, cezaevinde bu uygulamalara maruz kalan ve tanık olan tüm çocukların en kısa zamanda ruhsal destek almalarının sağlanması gerekmektedir. Aksi durum bu çocuklar üzerinde ve tüm toplumda derin hasarlara neden olacaktır.

Türkiye Psikiyatri Derneği olarak cezaevlerindeki çocuklara yaşatılan fiziksel ve cinsel istismar, işkence nedeniyle derin üzüntü ve endişe yaşadığımızı belirtiyor, bu çocukların fiziksel ve ruhsal sağlık durumlarını ve yaşam koşullarını değerlendirmek üzere bir uzmanlar heyetiyle cezaevleri ziyareti yapmak, çocukların ruhsal durumlarını değerlendirmek, ihtiyaç olduğunda ruhsal destek vermek” için göreve hazır olduğumuzu ve görev beklediğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu

EK 2.http://www.milliyet.com.tr/istismara-goz-yuman-cezaevi-gundem-2025896/