0242 237 50 75

En Büyük Zarar Fikri Söylemek Değil

En Büyük Zarar Fikri Söylemek Değil

Prof.Dr. Ertan Yılmaz, Düşünceyi açıklama sebebiyle
Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ertan Yılmaz, Türkiye’ye verilebilecek en büyük zararın fikirleri söylemek değil, ifade ettirmemek olduğunu belirtti.

FOTOĞRAFLAR İÇİN BU LİNKİ TIKLAYINIZ
Antalya Tabip Odası, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Akdeniz Bölge Temsilciliği, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Antalya Şubeler Platformu, Antalya Veteriner Hekimler Odası ile Akdeniz Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği, Antalya Tabip Odası’nda düzenledikleri basın toplantısında ortak açıklamayı okuyan Antalya Tabip Odası Başkanı Prof.Dr. Ertan Yılmaz, Düşünceyi açıklama sebebiyle ceza verilmesi ve insanların sindirilmesi noktasında Türkiye’nin bozuk bir sicile sahip olduğunu söyledi.

Prof.Dr. Yılmaz, Anayasa’ya göre herkesin düşünce ve kanaatlerini açıklama, yayma hakkı bulunduğuna dikkat çekerek, “İfade özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz.” dedi. Akademisyenlerin fikirlerini toplumla paylaşma görevi bulunduğuna değinen Prof.Dr.Yılmaz, şöyle devam etti: “Fikrin eleştirilmesi demokrasinin, fikri ifade edenin cezalandırılması otoriterliğin niteliğidir. Akademisyenlerin ülke sorunlarıyla ilgili dile getirdikleri görüşlerinin siyasi irade tarafından cezalandırılmaya çalışılması, akademik özgürlüklere darbedir. Böyle darbeler her şeyden önce toplumsal gelişmeyi durdurur. Ülkemize verilecek en büyük zarar, fikri söylemek değil, fikri ifade ettirmemektir. İhtiyacımız her türlü sorunun özgürce dile getirilebildiği, korkmadan tartışılabildiği bir Türkiye’dir.”

Prof.Dr. Ertan Yılmaz, eşit ve özgür bir ülke özlemi duyan herkesin birlikte mücadele etmesi gerektiğini vurgulayarak, baskı ve soruşturmalara maruz kalan akademisyenlerin yanında ve sürecin takipçisi olduklarını kaydetti.

DÜŞÜNCE ÖZGÜRDÜR, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ YASAKLANAMAZ!

11 Ocak 2016 Pazartesi günü aralarında Akdeniz Üniversitesi’nin de olduğu onlarca üniversitede bilim insanları elbette kendi bakış açılarından Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu ve devlete düşen sorumluluğu değerlendiren bir metni kamuoyuyla paylaştılar.

2000’den fazla akademisyenin imzasıyla destek olduğu “Bu Suça Ortak Olmuyoruz” başlığı ile yayınlanan bildiri önce siyasi iktidar ve Cumhurbaşkanı tarafından hedef gösterilerek suçlulaştırıldı. Ardından da YÖK talimatıyla imzacılara yönelik soruşturmalar ve savcılıkça gözaltılar başlatıldı.

Değerli Basın Emekçileri
Düşünceyi açıklama nedeniyle verilen cezalar ve insanları sindirme girişimlerinden dolayı ülkemizin sicili bozuktur. Ülkemizde her alanda benzer hukuksuzluk ve haksızlık örnekleri vardır.

Uzun zamandır özgür ve eleştirel düşünceye, akademiye ve üniversitelere yönelik saldırılarla karşı karşıyayız

Üniversitelerin her geçen gün daha çok cendereye sokulmak istenmesi öğretim elemanından, öğrencisine, çalışanına üniversitenin her bileşeninin hak ihlallerine uğramasına, hem bireylerin hem de bilimsel düşüncenin baskı altına alınmasına neden olmaktadır.

Üniversite kavramının, dogmalardan uzaklaşarak bağımsız sorgulama özelliğini içerdiği dikkate alındığında, üniversitelerin, bilginin ve bilginin elde edilebilmesinin koşulu özgürlüğün, tartışmanın merkezi olması gerekliliği açıktır.

Değerli Basın Emekçileri
Anayasamıza göre herkes düşünce ve kanaatlerini açıklama ve yayma hakkına sahiptir. TCK’na göre eleştiri amacı ile yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturamaz. İfade özgürlüğüne Türkiye Cumhuriyeti olarak kabul ettiğimiz ve iç hukuk açısından bizi bağlayan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de özel vurgu yapılmaktadır

Değerli Basın Emekçileri
İfade özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz.

Üniversite ve akademisyenin görevi akıl yürütme ve vicdan muhakemesi sonunda vardığı fikirleri toplumuyla paylaşmaktır. Fikrin eleştirilmesi demokrasinin, fikri ifade edenin cezalandırılması ise otoriterliğin niteliğidir. Akademisyenlerin ülke sorunlarıyla ilgili dile getirdikleri görüşlerinin siyasi irade tarafından cezalandırılmaya çalışılması, akademik özgürlüklere darbedir. Böyle darbeler her şeyden önce toplumsal gelişmeyi durdurur.

Ülkemize verilecek en büyük zarar, fikri söylemek değil, fikri ifade ettirmemektir

İhtiyacımız her türlü sorunun özgürce dile getirilebildiği, korkmadan tartışılabildiği bir Türkiye’dir.

Değerli Basın Emekçileri
Gittikçe karanlığa sürüklenen ülkemizde eşit ve özgür bir ülke özlemi duyan bütün kesimlerin birlikte mücadele etmesi gerektiğinin inancıyla baskı ve soruşturmalara maruz kalan akademisyen arkadaşlarımızın yanındayız ve sürecin takipçisiyiz.

Antalya Tabip Odası
TMMOB
DİSK Akdeniz Bölge Temsilciliği
KESK Antalya Şubeler Platformu
Antalya Veteriner Hekimler Odası
Akdeniz Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği