0242 237 50 75

Yönet(e)miyorsunuz!

WhatsApp Image 2023-10-21 at 11.37.32

Değerli Meslektaşlarımız;

Her geçen gün yükselen şiddet ikliminin yaşam hakkımızı yok eden boyuta ulaştığını ne yazık ki yaşayarak deneyimlemekteyiz. Bu yıkıcı şiddet sorununa bir kez daha dikkat çekmek için ve gerekli önlemlerin alınması taleplerimizi yüksek sesle tekrar dillendirmek amacıyla TTB ve tabip odalarının çağrısı ile sağlık emek-meslek örgütlerinin de katılımıyla 20 Ekim 2023 Cuma günü saat 12:30’da TC Sağlık Bakanlığı önünde bir basın açıklaması düzenlendi.

Sağlıkta şiddete karşı yürütülen mücadele kapsamında gerçekleştirilen basın açıklaması ile “Yönet(e)miyorsunuz! Hekimler, Sağlık Emekçileri Değil; Bu Enkazın Sorumluları Gidecek!” dendi. Açıklamaya CHP, HEDEP ve İyi Parti milletvekilleri de destek verdi.

Basın açıklamasında öncelikle sağlıkta şiddet sonucu yaşamını yitiren hekimler ve sağlık emekçileri için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Basın açıklaması TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı tarafından okundu. Basın açıklamasına geçmeden önce açıklamaya katılan kurumların İsrail’in Filistin’e yönelik gerçekleştirdiği katliamları kınadığı ve savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtildi. Basın açıklamasından sonra kurum temsilcileri kısa konuşmalar yaptı.

Antalya Tabip Odası’nın da desteklediği basın açıklamasına Odamızdan Merkez Konsey Üyesi Dr. Nursel Şahin, Antalya Tabip Odası Başkanı Dr. Taha Karaman, Dr. Ulaş Yılmaz ve Dr. Ezgi Özgün katıldı.

Basın açıklamasının tam metni aşağıdaki gibidir:

 

Hekimler, Sağlık Emekçileri Değil; Bu Enkazın Sorumluları Gidecek!

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın getireceği yıkımlara dair tüm öngörülerimiz ne yazık ki çıkıyor. Başta mesleğimizin değersizleştirilmesi, toplum sağlığının yok sayılması olmak üzere bugün yaşadığımız tüm sorunların kaynağının bu program olduğunu biliyoruz. Sağlıkta yaşanan sorunlara geçici, çözüm olmaktan uzak, günü kurtaran rötuşlarla şiddeti besleyen Sağlık Bakanlığı’na yerinde seslenmeye geldik. Yönetemiyorsunuz! Sağlıkta kriz giderek derinleşiyor. Ya derhal gerçekçi adımlar atın ya da istifa edin!

2003’ten beri ülkemizde Sağlıkta Dönüşüm Programı ile had safhaya ulaşan piyasacı; halk sağlığını ve hekimleri/sağlık emekçilerini yok sayan, değersizleştiren sağlık politikalarının şiddeti daha çok artıracağını söyledik ve ne yazık ki bir tüketim nesnesine dönüştürülmemiz sonucunda sağlıkta şiddet nedeniyle birçok meslektaşımızı kaybettik. Dr. Göksel Kalaycı, Dr. Kamil Furtun, Dr. Ersin Arslan, Dr. Ekrem Karakaya, Dr. Fikret Hacıosman, hemşire Ömür Erez, güvenlik görevlisi Tuğrul Okudan, Ali Kemal Sağlam… Her gün ölüm ile burun buruna gelen onlarca meslektaşımız… Ve bu şiddet ortamında çalışmak istemediği için göç yoluyla kaybettiğimiz diğerleri…

Tüm bu olanlar karşısında yalnızca tweet atmakla yetinen bir Sağlık Bakanlığı istemiyoruz. Kışkırtılmış sağlık talebi, hastane doluluk garantili, koruyucu değil hastalıktan beslenen sağlık politikalarını savunan bu sağlık sistemini reddediyoruz. Birkaç dakika da olsa hekimi görmenin yeteceği zannıyla oluşturulan yapay hasta memnuniyeti yaratma temelli bu çarkın bir dişlisi olmayı kabul etmiyoruz. Hastalarımız da 150. hastamız olmaktan, nöbetimizin 30. saatinde ameliyat edilmekten, birkaç dakikada derdine çare bulamamaktan en az bizim kadar şikayetçi.

Sağlık emekçilerine yönelik şiddetin bir boyutu da liyakatsiz yöneticilerin yaptığı mobbing ve baskı uygulamalarıdır.

  • Önerdiğimiz sağlıkta şiddet yasasının tek bir virgülü dahi değiştirilmeden kabul edilmesini istiyoruz.
  • Sağlık emek-meslek örgütleri ve uzmanlık derneklerinin önerileriyle güvenli çalışma alanları istiyoruz.
  • Mesleklerimizi hedef gösteren tüm kitle iletişim araçlarının denetlenmesini istiyoruz.
  • Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hemen terk edilmesini istiyoruz.
  • Hekim-hasta ilişkisindeki güvenin yeniden tesisini hedefliyoruz.
  • Toplumu hastalıklardan koruyabildiğimiz; tüketim nesnesi değil, hak öznesi olduğumuz bir hekimliği var etmek istiyoruz.
  • İdareci belirlemeleri liyakat kriterlerini taşıyan kişilerin aday olacağı ve çalışanlar tarafından seçimle belirleneceği şekilde olmalıdır.

Bu talepler ile kamu otoritesine sorumluluklarını hatırlatıyoruz. Ancak bilinsin ki, yalnızca talep eden yerde durmayacağız. Örgütlülüğümüzden ve haklılığımızdan aldığımız güçle dönüştürmek için tüm inadımızla mücadele edeceğiz.

Bizler yaşatmak için irade ortaya koyanlar, kendi hayatlarımızdan, mesleğimizden, halkın sağlık hakkından vazgeçmiyoruz. Her zamankinden daha kararlı ve daha güçlüyüz. Buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz.

HEKİMLER, SAĞLIK EMEKÇİLERİ DEĞİL; BU ENKAZIN SORUMLULARI GİDECEK!

Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN)

Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS)

Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş)

Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş)

Hekim Birliği Sağlık ve Sosyal Hizmetler Çalışanları Sendikası (Hekim Birliği)

Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (Hekim Sen)

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES)

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER)

Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (Tüm Rad-Der)

Türk Dişhekimleri Birliği (TDB)

Türk Tabipleri Birliği (TTB)