0242 237 50 75

Acılıyız… Öfkeliyiz… Kaygılıyız…

Acılıyız… Öfkeliyiz… Kaygılıyız…

29 Mayıs 2015 günü silahlı saldırı sonucu öldürülen Dr. Kamil Furtun’ u,

Bu şiddet sona Ersin..

Samsun’ da görev yaptığı hastanede 29 Mayıs 2015 günü silahlı saldırı sonucu öldürülen Dr. Kamil Furtun’ u, aramızdan ayrılışının birinci yılında saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.

 Meslektaşımızın ölüm yıldönümünde acımız büyük,  paylaşmayanlara öfkemiz derin, yaşamımızı baştan başa sarsan şiddet ise en önemli kaygımız. 

Ülkemizde her alanda olduğu gibi sağlıkta da kendini gösteren şiddet, hergün ortalama 31 çalışanımızın saldırıya uğramasıyla sonuçlanıyor.

Sağlıkta dönüşüm sağlıkçıya  ‘ölüm’ getirdi..

Bu cinayetlerin ‘’cehalet’ le’’, ‘’tepki’’yle , ‘’münferit’’likle açıklanmaya çalışılması, hepimizin bildiği gerçeklerin gözden uzak tutulma çabasından başka bir şey değildir.

 

 ‘’Sağlıkta Dönüşüm’’  uygulandıkça sağlık çalışanlarına yönelik şiddet artacaktır.

Yıllar içinde sayısı giderek artan saldırılara uğrayan sağlık çalışanlarının, çalışma alanlarında  ‘’can güvenliği’’ kalmamıştır.  Bu apaçık gerçeği kavrayıp önlem alması gerekenler, aymazlık ve vurdumduymazlıkla hekimleri suçlayıp, hastaları kışkırtabiliyorlar.

Uyarılmışlardı..

Kamil, Aynur, Ersin, Melike öldürülmeden önce, sağlıkta şiddetin artmasının bu korkunç sonuçlara yol açabileceği hep söylendi, yazıldı.

En ivedi taleplerimiz iletildi,  caydırıcı önlemler alınmasını, Türk Ceza Kanunu’na ek maddeler konulması önerildi. Ciddiye alınmadık.

Ardı ardına toplantılar, açıklamalar, bilgilendirme ve eylemler yapıldı.

Dikkate alınmadık.

Şiddette uğrayan sağlık emekçileri için sonunda  ‘’Acil Şiddet Hattı’’ kuruldu.

 İktidarlarını sürgit korumaya çalışan bu ideolojik yapılanma ile toplumsal değerler bozguna uğratılmakta, her kamusal alan, itibarsızlaştırmadan payına düşeni almaktadır.

Kaygılıyız;

Sadece katiller değil, önlem almayanlar, uyarıları önemsemeyenler, ve ‘’o kimilerine cesaret verenler ‘’ de bu cinayetlerden sorumludur. Meydanlarda, kürsülerde politik çıkar ve oy beklentileri uğruna  sağlıkçıları hedef gösterenlerdir..

Fiziksel saldırılara taşeron yaratanlar, kendi elleriyle yaptıkları kanunları özenle torbalara koyarak, sağlığın her alanında çalışma barışını, iş güvenliğini, çalışma hukukunu hiçe saymaktadır. Yaşananlardan gerekli dersler çıkarılmalı, mesleğini yapmaktan başka derdi olmayan sağlıkçılara yönelen şiddet önlenmelidir. Sağlıkçılara yönelik nefret ve ötekileştirme söylemlerinden kaçınılmalı, saygınlığı özenle vurgulanmalıdır.

Hekimler hak ettikleri saygıyı çağlar boyu usanmadan, yorulmadan, özveri ile yürüttükleri çalışmaları sonucunda kazandılar. Toplumun her zaman temel değerleri ile anılmaya layık bir bölümü varsa, hekimlik ve sağlık çalışanları her zaman orada olmaya layık olacaklardır.

Bu Şiddet Sona Ersin..