0242 237 50 75

Özgür Basın Özgür Toplum

Özgür Basın Özgür Toplum

Aralarında Antalya Tabip Odası’nında olduğu

Aralarında Antalya Tabip Odası’nında olduğu Emek ve Demorasi Güçleri  Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmaları üzerine bir basın açıklaması yaptı.

Değerli basın emekçileri,
Hukukta yeni bir dönem başlamış, artık saray hukuku geçerli kılınmıştır. Adrese teslim, sipariş üzerine kararların verildiği yeni bir hukuksal dönemle karşı karşıyayız. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “MİT Tırları” adıyla bilinen haber yayımlandığında “MİT’e yönelik atılan o iftiralar bir ajan bir casusluk faaliyetidir ve bu gazete de bunların arasına girmiştir. Bununla ilgili ben avukatlarıma talimatı verdim ve davayı anında açtım. … Bu haberi yapan kişi bunun bedelini ağır ödeyecek öyle bırakmam onu.” demişti ve dünkü mahkeme kararıyla bu bedel ödetilmektedir.

Bu ülkede artık hiç kimsenin hukuka güvenme imkanı ve ihtimali kalmamıştır. Hukuk adına verilecek karar Saray ve oradakiler tarafından ilan edilecekse artık mahkemelere de ihtiyaç bulunmamaktadır. Koca koca adliye sarayları yapmanın da gereği ve anlamı yoktur tek bir KaçAK Saray yeterlidir.

Değerli basın emekçileri,
Can Dündar, mahkeme kararını beklerken söylediği gibi, “Asıl yargılanması gereken, suçu işleyendir; yazan değil.” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “tehdidinin” mahkemede ne kadar etkili olduğunu da Dündar: “Bu tehdit, mahkeme salonunda havada dolaşıyor. Bu söz karşısında hukuka güvenebilir miyiz” diyerek belirtti.

Basın eğer özgürce haber yazamıyor, hükumetin ya da Saray’ın istedikleri dışında bir şey yazdığında tutuklanıyorsa tuz kokmuş demektir. Can Dündar’ın açıklamalarından da anlaşılacağı gibi artık hâkim ve savcılara da ihtiyaç kalmamıştır. Artık tutuklama kararlarını da Saray alıp ilan edebilir.

Değerli basın emekçileri,

Ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma ve basın özgürlüğü ayaklar altına alınmış ve çiğnenmektedir. Evrensel ve demokratik hiçbir ölçü kalmamıştır.
Suriye’deki terör örgütlerine maddi ve manevi yardım yapanlar, lojistik destek sağlayanlar, silah ve para yardımında bulunanlar, bu konuların konuşulmasını yasaklamaktadır. Ancak bu yasaklar onların hem uluslararası hukuk hem de bağımsız ve tarafsız ulusal hukuk önünde hesap vermelerini engelleyemeyecektir.

Adalet kurumları iktidarın ve Saray’ın denetimi altında davranmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan haberin bedelini ödetmek için tutuklatmayı dayatmış; Rus uçaklarının düşürülmesi ve Suriye’ye yönelik dış politikaları tartıştırmak istememektedir.

Değerli basın emekçileri,
Bugünkü koşullar bize demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde her vicdan sahibi yurttaşın birlikte hareket etmesini; nerede ve hangi şekilde olursa olsun hukuksuzluğa, baskı ve zulme karşı ortak bir duruş göstermesini gerekli kılmaktadır.

Son seçim sonuçlarının üzerinden fiili başkanlığa geçen, ülke içindeki hiçbir muhalefeti dikkate almayan bir tek adam otoritesi yaşanmaktadır. Bu tek adam, seçime giren partileri ve Başbakanı da ciddiye almamakta; her konuda kendi düşüncesinin ve kararlarının önemli olduğunu tüm muhalefete, kendinden olmayanlara göstermekte; bir korku krallığı oluşturulmaktadır.

Bizim bu korku imparatorlarından korkmayacağımızı, demokrasi, özgürlük, eşitlik ve barış yolunda verdiğimiz mücadeleden vaz geçmeyeceğimizi dost düşman herkesin bilmesini istiyoruz. Biz Can Dündar ve Erdem Gül’ün, basın özgürlüğünün yanında her türlü anti demokratik uygulamaların karşısındayız.
Sustukça sıranın hepimize geleceğini tüm kamuoyuna hatırlatıyoruz.

Özgür basın susturulamaz.

ANTALYA EMEK ve DEMOKRASİ GÜÇLERİ