Değerli Meslektaşlarımız,
Türk Tabipleri Birliği İnsan Hakları Kolu tarafından 20 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen ve “Rojava’da yaşanan olaylar” başlığı altında tüm odaların davet edildiği çevrimiçi toplantı, Türk Tabipleri Birliği’nin kuruluş amacıyla, hekimlik mesleğinin tarafsızlığıyla ve tabip odalarının yetki sınırlarıyla açık biçimde çelişmektedir.
TTB, bir siyasi değerlendirme platformu değil, Türkiye’de hekimlerin mesleki haklarını, can güvenliğini ve halk sağlığını savunmakla yükümlü bir meslek örgütüdür. Buna rağmen, ideolojik ve tek taraflı bir siyasi ajandayla belirlenmiş başlıkların “insan hakları” adı altında gündeme taşınması, TTB’nin kurumsal kimliğinin bilinçli biçimde aşındırılmasıdır.
Türkiye’de sağlık çalışanları her gün şiddete uğrarken, meslektaşlarımız görev başında şiddetin her türlüsüne maruz kalırken, TTB yönetiminin ve bağlı kollarının bu yakıcı gerçekleri görmezden gelerek tıp dışı, dış politika uzantılı ve bölücü tartışmalara alan açması kabul edilemez bir sorumsuzluktur.
İnsan hakları evrensel bir değerdir; ancak seçici, ideolojik ve politik amaçlarla araçsallaştırıldığında hekimlik etiğini temsil etmez, aksine meslek örgütünü siyasal kamplaşmanın bir unsuru hâline getirmekte, hekimlerin örgütlerinden uzaklaşmasına sebep olmaktadır. Bu yaklaşım, hekimlerin ortak iradesini yok saymakta ve TTB’yi temsil yetkisinden uzaklaştırmaktadır.
Bizler, Cumhuriyetin kurucu değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı hekimler olarak; Türk Tabipleri Birliği’nin asli görev alanına dönmesini, tıp dışı siyasi faaliyetlere derhal son vermesini istiyor ve meslek örgütünü ideolojik gündemlerin aparatı hâline getiren bu anlayışını açıkça kınıyoruz.
Antalya Tabip Odası
